Haruki Murakami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haruki Murakami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Filmler, Kitaplar, Umutlar...

"Another Year" filmini izledim bugün. İster domates ol, ister balkabağı, ister insan... Filizlenirsin bazen, bazen yeşerir, meyve dahi verirsin, son hasatlar toplanır, kış gelir bazen toprak dinlendirilir. Ne olursa olsun mutlak yalnızlık bakidir, bunu Mike Leigh  ustaca dillendirmiş filminde, ne çok ayrıntı ne çok ironi vardı. İletişimsizlik, samimiyetsizlik, aşksızlık, sevgisizlik, yaşlılık, ölüm etc. etc. etc. Neredeyse tüm film boyunca onların yanındaydım, daha yeni toparlandım diyebilirim.


 Filmden çıktıktan sonra pek sevdiğim yazar Haruki Murakami'nin Noruvei no mori (İmkansızın Şarkısı) kitabının uyarlaması olan filmi 4 gün sonra izleyeceğimi anımsadım. "Umarım iyi bir uyarlamadır" diyerek günleri sayacağım kesin. Az önce bir kez daha filmin trailerini izledim sanki kitabı kadar iyi bir yapıt olmayacak gibi kuşkular düştü, bakalım bakalım...

"Yaşamın bir bisküvi kutusuna benzediğini düşün, yeter... Bir bisküvi kutusunun içinde, her tür bisküvi vardır, sevdiklerin de, pek sevmediklerin de, öyle değil mi? Ve insan sevdiğini önce yerse geriye pek sevmedikleri kalır sadece. Ben kötü günler geçirdiğimde hep böyle düşünürüm işte. Şimdi bunu yaparsam, sonrası daha kolay olur, derim kendi kendime. İnan bana, yaşam bir bisküvi kutusu gibidir." 
(Haruki Murakami, İmkansızın Şarkısı)



30. Uluslararası İstanbul Film Festivali

Hesapladım da 1995 yılından beri bilfiil İstanbul Film Festivali'ne gitmiş ve her yeni yıl daha da sinemaya olan aşkım büyümüş.
Ey 7. sanat sen olmasaydın bu gönül neylerdi, nasıl onca ülkeden haber olur, nasıl o coğrafyalarda düşsel de olsa gezintiye çıkardı? Şimdi burada sinemaya ne kadar methiyeler düzsem az fakat lafı gelmişken de huzurlarınızda sinematografın mucitleri Lumiere kardeşleri saygıyla anmamak da olmaz.

Bu yıl festival 2-17 Nisan arası, geçtiğimiz cuma program açıklandı, kataloglar hemen gidip alındı. Beklenen filmler listede çıkınca zıplandı, merak unsuru yaratanlar işaretlendi, sevilen yönetmenlerin yeni filmleri hemen listelendi. En zoru da o programı oturtmaktı ki, henüz hala bitirmiş değilim. Bu festival zamanları bana bir şeyler oluyor, bir heyecan bir coşku, bahar gelir insanlar coşar bendeki de ayrı bir faz olsa gerek.

Bu sabah işe giderken tam da Atlas Sineması'nın önünde şunu söylerken kendimi buldum: "Ben her festival aşık olurum, Atlas olur Emek olurum." (Şair burada sinema salonlarıyla meşk eder.) Biliyorum bu mutluluğumda bu aşık maşuk meselesinde yalnız değilim.

Her sene olduğu gibi, (Sanırım bir yıl eksiktim) termosumla 19 Mart sabahı bilet kuyruğunda diğer sinefillerle dikilmek bile şu an kulağa çok ama çok hoş geliyor.

Çok sevdiğim Japon yazar Haruki Murakami'nin Noruvei no mori romanının kendi topraklarından çıkan beklenen uyarlaması var ki, iki elimi bağlasalar kaçar izlemeye giderim. Wim Wenders'in Pina Bausch'u anlattığı Pina adlı filmi, Chico & Rita adlı her daim müziği hissedilen animasyon, Nikita Mikhalkov'un yıllar sonra Güneş Yanığı'nın devamı niteliğinde çektiği Güneş Yanığı 2, festivalin İnsan Hakları, Mayınlı Bölge, Dünya Festivallerinden bölümleri... Kısacası çenem iyice düşmeden ilk etapta izleyeceğim filmlerin listesini aşağıya kopyalıyorum. Şimdiden hepimize iyi seyirler. 

İmkansızın Şarkısı
Fabrikadaki Piyano
Rio Seks Komedisi
Faydalı Hayat
İçimdeki Yangın
Yolculuk
Chico ile Rita
Tutku
Pina
Yağmuru Bile
Portakallar ve Günışı
İnsan Kaynakları Müdürü
Yeni Yıl
Güneş Yanığı 2
Ölümüne Kaçış
Özgürlük Yolu
Kahve ve Gerçekle Hayal Arasında
Amador
Hayatımız
Anneler
Miral
Elveda Taypey
Picco
Mutluluğum
Artık Yıl
Cinayet Günlüğü
Ha ha ha
Kanunsuzlar
Kadının Fendi