Green Grass: Yeşil mi Yeşil Çimenler

Sabah bu son projenin son detaylarını düzeltmek için erkenden uyandım. Son günlerde, yine yeniden katlanma gücüm test ediliyor gibi.  Bir takım görevliler gelmiş yine bana "Sabrınınıza bir bakıp gideceğiz" diyor sanki.

Neyse ki, yine kendilerini eli boş göndereceğim, bu sefer de asayiş berkemal. Bilmiyorlar ki, ruhumu gören gözlerimle, duyan kulaklarımla besliyorum, bu blogumdan haberleri bile yok. Bilseler boşuna sabır testi için uğraşmazlardı benimle. :) He heyt diyorum kendilerine, bir uzayın gidin diyorum, kara bulut kostümlü düdüklere.

Ne diyorduk, ruhumuzu şenlendirelim diyorduk. Tom Waits abimiz ne güzel de yazmış Green Grass'ı, Cibelle kızımız da ne güzel yorumlamış. Bu şarkı hayatıma gireli 3-4 yıl olmuştur, tevellütü ne kadar eski açar bakarsınız, zamanım yok, şu an benim bibliyografya satırlarına dalmam gerekiyor. Yeşil mi yeşil günler dinler, çimenlerin üzerinde saadetli hayaller kurmanızı temenni ederim.


4 yorum :

Müge dedi ki...

Cibelle aynı zamanda çok da seksi bir ablamız valla. O açıdan beni zaman zaman sinir ettiği de oluyor.
Bu arada, seninle festivalde ilk gideceğimiz film Even the Rain'di, değil mi? Geçen gün izledim, muhteşemmiş. Gerçi, sonradan gittiğimiz de çok güzel bir filmdi.

Adsız dedi ki...

tom abinin bir baska eseri durumu ifade ediyor.. http://www.youtube.com/watch?v=9bbpqQXayMo
iyi gunler..

euphrates dedi ki...

"Yağmur suyunu biriktirmek dahi yasak" bu dünyada. Ben de izledim, bu kadar haksızlığa tahammül edebilmek çok güç. Zaten o kadının yönettiği filmlerini genelde sevmişimdir. Eh tabii, tenha cazibesiyle Luis Tosar da filmdeydi, onu hep sevmişimdir. :)

euphrates dedi ki...

"The piano has been drinking, not me, not me, not me, not me, not me" :) Güzel günler size de.